![]() |
![]() |
![]() |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| Âşık Veysel Kimdir | Türkü Sözleri | Türkü Notaları | Ozanlarımız | Gönül verenler |
| Nota Bilgileri | Türkü Dinle | Adım adım Türkiye | Linkler |
|
Âşık Veysel (1894-1973) |
|
Âşık Veysel’in Yasam Çizgisi
ÂŞIK VEYSEL’İ HANGİ KOŞULLAR ÇIKARTTI?
(
I )1894 İlkbaharı
(
II )
Bu soruların yanıtını yazar Erdoğan Alkan şöyle yanıtlıyor:
“Kuyucu Murat Paşa’nın kıyımından canlarını kurtaran Kızılbaş Türkmenler,
çorak mı sulak mı demeden kuş uçmaz, kervan göçmez yerlere konmuşlar.
Söbalan da bunlardan birisi.”
Veysel ailesi de Osmanlı kıyımından kurtulup buralara kadar yerleşenlerdendi.
Anadolu’nun Aleviler açısından kaderi hep buydu.
Veysel’i dünyaya getiren Sivrialan köyü kıraç, verimsiz topraklara sahipti. İnsanlar zaten dünya ile bağları kesik olmasından, üretilen şeyler kıt kanaat yetiyordu. Yeten de neydi? Hamur, bulgur ve bunlardan üretilen yemeklerdi. Çay, şekerse lükstü. Sivrialan’ da yaşayan insanlar birbirlerine en güzel dayanışma örneği vermekteydi. Hem ilkel yaşam hem de ilkellik Anadolu’nun birçok yeri gibi burada da yaşanırdı.
Karabasanla çift sürülür, kağnı ile sap getirilir, döven koşulur, yaba ile tığ savrulurdu. Her evde bir çift koşumluk öküz beslenirdi. Durumu biraz iyi olan çok nüfuslu bazı evlerde iki çift öküz koşulurdu. Aydınlanmak için idare ve gaz lambası yakılırdı. Bazı evlerde de gaz satın alınamadığı için çıra kullanılırdı.
1950’li yıllarda köyde tek radyo vardı. Herkes bu radyonun başında toplanır,
haber dinlerdi. Tahta barakadan yapılmış bir okul bulunuyordu. Derenin
karşısına yapıldığından, bol yağmurlu havalarda sular kabarınca okula kimse
gidemezdi.
Köye gelen bu kişiler, halkı büyük bir odada toplar, bildiklerini anlatırlar, saz çalınır, semah dönülür, cem yapılırdı. Veysel bu gibi toplantıların baş dinleyicisidir. Kendisini bazen kör diye dışarı attıkları da olurmuş. O yine bir yolunu bulur, toplantıya katılırmış. Veysel dedemle yaşıt ve çocukluk arkadaşı olduğundan bunları hep o anlatırdı.
Veysel’in babası Ahmet Ağa ise oğlunun bu tutkularından etkilenerek bir saz
satın alır. Babası sazı Ortaköy tekkesinden yalnızlığını gidersin eğlence
olsunda sıkılmasın düşüncesiyle Veysel’ e getirir. Veysel kısa sürede sazı
öğrenir, ustalığını ortaya koyar.
Bu koşullar Sivrialan’ dan bir Aşık Veysel çıkartmaya yeterli miydi? Ya da
Aşık Veysel nasıl olmuş da Aşık Veysel olmuştu?
“Veysel çok huysuzdu. Bana geçim vermez, kıskanır dururdu. Gönlümle
evlenmedim zaten. Onun huysuzluğu gereksiz kıskançlığı beni kendisinden
soğuttu. Hüseyin yakın komşumuzdu. Bize azap durdu, onunla anlaştık. Zaman
zaman birlikte buluşurduk. Veysel bunu sezinlemiş, hatta birkaç kez beni
uyarmıştı. Ben böyle bir şeyi nasıl düşündüğünü söyledim. Zamanla bizim
kaçacağımızı bile düşünmüş, umudunu kestiği de olmuş. Hüseyin’le
kaçtığımızda Bafra’ya ulaştık. Çeşmenin başında çoraplarımızı çıkartıp
serinleyelim istedik. Çorabımın ucundan beni rahatsız eden bir şeyler vardı.
Elimi sokup baktığımda bize bir ay yetecek kadar para cıktı. Bunu Veysel
koymuştu. Beni çok severdi. Kaçarlarsa perişan olmasın diyerek koyduğunu
düşünürdüm hep.”Karısı kaçınca günlerce yemeden içmeden kesilen Veysel, ne
yapacağını bilemiyor, kimsenin yüzüne bakamıyordu. Kapı komşularından
arkadaşı Kürt Kasım bir gün Veysel’e “Gel seninle Zara’ya gidelim. Orası
benim memleketim, akrabalarım var, rahat ederiz, biraz açılırsın.”
Teklifinde bulununca Veysel, bu teklifi kaçırmaz, ilk kez Sivrialan’ın
dışına çıkar. |
| Âşık Veysel Kimdir | Türkü Sözleri | Türkü Notaları | Ozanlarımız | Gönül verenler |
| Nota Bilgileri | Türkü Dinle | Adım adım Türkiye | Linkler |